Yazar
Prof. Dr. Cantürk Gümüş
Yayınevi
Türkiye Ormancılar Derneği - Orman Teknikerleri Derneği
Yayın Tarihi
2025-07-01
Kategori
Bilim
ISBN
9786259751955
Dil
Türkçe
Sayfa Sayısı
421
Boyut
16.5 x 23.5 cm.
Sunuş
Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasını, Çanakkale’de şehit olan vatan evlatlarına borçluyuz. Onlar, orada başta İngilizler olmak üzere, müttefiklerini hırpalamış, maddi manevi kayıplara uğratmışlardır.
1933-1939 yılları arasında İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan Sir Percy Loraine, 10 Kasım 1948 günü Atatürk’ün 10’uncu ölüm yıldönümünde, BBC Radyosu’nda yayınlanan bir anma konuşması yapmıştır. Loraine’in Atatürk hakkındaki bu tarihi tanıklığı, 18 Kasım 1948 günü The Listener dergisinde “Kemal Atatürk as I Knew Him” (Bildiğim Kadarıyla Kemal Atatürk) başlığı ile ayrıca basılmıştır.
Türk Dil Dergisi’nin 1 Kasım 1964 tarihli sayısında yayımlanan “Sir Percy Loraine 10 Kasım 1948 Londra’da Bir Anma Konuşması” başlıklı çeviri metinde; “Mustafa Kemal’in ortaya koyduğu eser, zaman karşısında geçirdiği sınavı başarıyla atlatmış ve atlatmaktadır. Bugün Türkiye sağlam temellere dayanan bir ülke olmakla kalmayıp, felaketlerle dolu, kararsız dünyamızda bir denge unsuru olmaktadır. Ne istediğini biliyor; dostlarını biliyor ve çizdiği yolda kararlı adımlarla ilerliyor.” ifadelerine yer veriliyor. Yine aynı metinde, “ Yumuşak bir adam değildi, çünkü hayatı çetin mücadelelerle yoğrulmuştu. Fakat âdildi. Kesin düşünceleri vardı, ancak başkalarını dinlemeye her zaman hazırdı. Çevresinden bağlılık bekler ve bunu hak ederdi. Kazandığı kuvvet hiçbir zaman başını döndürmedi. Küçüklük nedir bilmezdi. Her şeyden önce Türk ulusunun iyiliğini düşünür ve bunu barışta, güvenlikte, ilericilik ve kardeşlikte bulurdu, savaş ve fetihte değil.” ifadeleri yer alır.
Tarihin akışını değiştiren ve ona mührünü vuran, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK, yalnızca askeri bir deha değil, aynı zamanda doğaya ve toplumsal kalkınmaya verdiği önemle de çağının çok ilerisinde, uluslararası düzeyde kabul görmüş bir liderdir. Onun önderliğinde verilen kurtuluş ve kuruluş mücadelesi, yalnızca bağımsızlıkla sınırlı kalmamış, aynı zamanda ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyine taşıyacak inkılâplarla taçlanmıştır.
“Atatürk Dönemi Ormancılığı” adlı eser ile Türkiye’nin askeri ve ekonomik bağımsızlık mücadelesinde ormanların ve ormancılığın yeri üzerine kapsamlı bir bakış sunulmaktadır. Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Temsilcimiz Prof. Dr. Cantürk GÜMÜŞ tarafından, akademik birikim ve mesleki derinlik ile SUNUŞ kaleme alınan bu eser; tarihin akışı içinde ormanların yalnızca doğal bir kaynak değil, aynı zamanda stratejik bir güç olduğunu belge ve bilgilerle ortaya koymaktadır. Türkiye Ormancılar Derneği olarak, Atatürk’ün vizyoner liderliğini ve bu liderliğin ormancılık politikaları üzerindeki etkisini belgeleyen “Atatürk Dönemi Ormancılığı” adlı eserin yayımlanmasına katkı sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Kitabın, meslektaşlarımızın ve kamuoyunun tarih bilincini ve ormancılık kültürünü daha da güçlendirmesini temenni ediyor; Prof. Dr. Cantürk GÜMÜŞ’e içtenlikle teşekkür ediyoruz.
TÜRKİYE ORMANCILAR DERNEĞİ 58. DÖNEM YÖNETİM KURULU
Önsöz'den
"Kuşkusuz, bütün milletlerin tarihinde büyük etkiler yapan, devrimler yaratan liderler yaşamıştır. Kimisi devrimci veya büyük devlet adamı, kimisi büyük kahraman ve askerdir. Fakat hiçbirisi Atatürk gibi çok yönlü olamamış, Atatürk’ün sahip olduğu özellikleri kendi kişiliklerinde toplayamamıştır.
O, mensubu olmakla övündüğümüz Türk milletinin en ünlü lideri; “Devletimizin Kurucusu”, unutulmaz adı daima yaşayacak olan büyük Atatürk’tür.
Mustafa Kemal Atatürk, kısa süren hayatında, bir insan ömrüne kolayca sığdırılamayacak kadar büyük işler başarmıştır.
Atatürk, savaştaki kahramanlıkları kadar, devlet kurup yönetmekteki ustalığı, görüşlerinin genişliği ile de eşsiz bir liderdir. Atatürk’ün sayısız hizmetlerinden sadece biri bile O’na tarihte çok şerefli bir yer sağlamaya yeterlidir.
Tarihte hiçbir millet, Atatürk’ün önderliğindeki Türk milleti kadar kısa zamanda, bu kadar mesafeler aşmamış, bu kadar büyük hamleler yapmamıştır. Aşılan mesafenin büyüklüğünü anlamak için, nereden yola çıkıldığını iyi bilmek lazımdır.
Yolu, limanı, enerji santralları, yetişmiş teknik elemanları olmayan, eğitim ve teknolojide geri bırakılmış, tarımı geri, sanayisi sıfıra yakın bir ülkeye, her alanda büyük kalkınma ve dinamizmi getiren Mustafa Kemal Atatürk’tür. Yabancı bir fikir adamının teşhisine göre: Kemalizm, on asra sığacak işi, on yılda başarmıştır. Türkiye’yi ve Atatürk dönemini yakından incelemek imkanını bulmuş olan bir Amerikalı, Atatürk’ü şöyle tanımlıyor: “Son yüzyılların, belki de bütün tarihin en büyük Türk’ü, çağdaş dünyanın en dinamik lideri...” Amerika Birleşik Devletleri’nin o yıllarda Ankara’daki büyükelçisi Sherrill, büyük adamlar yetiştiren bir milletin “büyük millet” olduğunu hatırlattıktan sonra, O’nun hakkında şu hükmü veriyor:
“Bugün dünyanın hiçbir yerinde devlet adamlığı bakımından Atatürk’ten üstün bir kimse yoktur. Bir kurtarıcı, bir yeniden canlandırıcı, bir milli kahraman ve dünya çapında bir devlet adamı.” vi Atatürk’ün hizmetleri ve yüceliği saymakla bitmez, önderlik ettiği büyük değişiklik ve ilerlemeler, bir giriş yazısının sınırları içine sığmaz. Yukarıya özet olarak aktarılan tespitler bir meslektaşı olmaktan gurur duyduğum Kamuran Ardıç (1987a)’ın, ülkemizin beş seçkin ve üstad profesörünün (Prof.Dr. Turhan Feyzioğlu, Prof.Dr. Hamza Eroğlu, Prof.Dr. İsmet Giritli, Prof.Dr. Mehmet Gönlübol (1981)) birlikte çalışmalarının bir ürünü olarak ortaya çıkardıkları “Atatürk Yolu” başlıklı kitabının sadece giriş bölümünden yaptığı özettir.
Devletimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, çok kısa sayılabilecek yaşamının tamamını ülkemizin bağımsızlığına ve uygar ülkeler seviyesine çıkmasına adamış bir büyük insandır. Ülkemiz, başkentimiz İstanbul, işgal altındayken bir bağımsızlık savaşına önderlik etmiş, askeri alanda gösterdiği başarıyı ekonomik alanda da göstererek ülkemizin bağımsızlığını pekiştirmiş; ülkemizi güçlü, itibarlı ülkeler düzeyine ulaştırmıştır.
Bu kitap O’nun hem askeri ve hem de ekonomik anlamda yürüttüğü bağımsızlık mücadelesinde ormanların ve ormancılığın yerini ortaya koymak amacıyla yazılmıştır.
O’nun 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a çıkarak başlattığı kutsal yürüyüşünün iyi anlaşılması, ormanların ve ormancılığın bu kutsal yürüyüşteki rolünün ortaya konması bakımından bir zorunluluktur. Bu nedenle Samsun’da karaya ayak bastığı Reji İskelesi, konakladığı Mıntıka Oteli, oradan hareketle gittiği Havza, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta yaşadıkları, Ankara’ya gelişi, orada bir düzenli ordu kurma çabaları, büyük bir ümitsizlik ve korku içindeki milleti, bir ulusal ideal etrafında toplamak amacıyla yaptıkları iyi anlaşılmalıdır.
Askeri anlamdaki başarıdan sonra, ikinci bir kurtuluş savaşı da ekonomik anlamda verilmiştir. Bu anlamda verilen mücadelede ormanların da önemli bir yeri olmuştur. O yıllarda ormanlar insan yaşamı için gerekli olan en yaşamsal malzemedir. Bunun yanında Osmanlı’dan kalan işletmecilik düzeni çerçevesinde ormanların ülke ekonomisine ve kalkınmasına büyük katkıları olmuştur. Ormanlar ve ormancılığın katkısının diğer ekonomik koşullar çerçevesinde ele alınması önem taşımaktadır. Bu anlamda bu kitap, Atatürk dönemi ormancılığı ile ilgili olarak daha önce yazılanlardan farklı bir anlam içermektedir.
Mustafa Kemal ATATÜRK Cumhuriyetin ilanından itibaren tarımla birlikte yaşamın tam merkezinde olan ormanlar konusunda yapılması gerekenlerle ilgili birçok bilim adamından yararlanmaya çalışmıştır. Bu bilim adamları içerisinde Prof. Robert Bernhard’a ayı bir parantez açmak gerekmektedir. Prof. Bernhard Almanya’da “Türkiye ormancılığının mimarı” olarak tanınmaktadır. Bu büyük ormancıyı rahmetle anıyorum.",
"Mesleki yaşantımın son düzlüğünde kendime biçtiğim iki rol var: Bunlardan birisi topluma ormanı anlatmaktır. Temel bir çevre bileşeni olan orman olmazsa yaşamın sona ereceği küresel gerçeğinin yanında, vatanın da yaşanılmaz hale geleceği konusunu topluma anlatmayı büyük bir ihtiyaç olarak görmekteyim. Her kesimden insanımıza ormanın; iklime, toprağın korunmasına, yeraltı suyunun oluşumuna ve bazen bir canın bazen de vatanın kurtarılmasına yapabileceği katkıların anlatılmasında büyük yarar görmekteyim. Kendime verdiğim ikinci görev ise, Mustafa Kemal Atatürk’ü, onun yukarda değindiğim kutsal yürüyüşünü ve bu kutsal yürüyüş içerisinde ormanın ve ormancılığın rolünü anlatmaktır. Bu kitap Atatürk dönemi olarak ele alınan 19 Mayıs 1919 ile onun ebediyete intikal ettiği 10 Kasım 1938 tarihine kadar yaşananlar çerçevesinde ormanların yerini ortaya koyma düşüncesinin bir ürünüdür."
2025 -Trabzon Prof.Dr.Cantürk GÜMÜŞ