Yazar
Abdi İpekçi
Yayınevi
Dünya Kitapları/Nezih Demirkent Kitaplığı 2
Yayın Tarihi
2004-01-01
Kategori
Tarih
ISBN
9789753041447
Dil
Türkçe
Sayfa Sayısı
176
Boyut
13.5 x 19.5 cm
Bir dönemin önemli gazetecilerinden "barış eri" Abdi İpekçi, yaşamı boyunca yakın tarihi soğuk bir nesnelliğe büründürmeden, yaşayan ağızlardan aktardı bize. Bu tutumuyla geçmişi bugünden kopmaz, bugüne ait bir zenginlik olarak görmemizi sağladı.
İnönü Atatürk'ü Anlatıyor, Abdi İpekçi'nin İsmet İnönü ile yaptığı söyleşileri ve bu söyleşilere referans olan kitapların önemli kısımlarından bir ek bölümünü içeriyor. Kitabın yeniden basımında İpekçi'nin Celal Bayar, Şevket Süreyya Aydemir, Sabahattin Selek gibi dönemin önemli isimleriyle Atatürk ve İnönü üzerine yaptığı söyleşiler de yer alıyor. Atatürk'ün 1933'te İsmet İnönü'ye, İsmet İnönü'nün de 1938'te Atatürk'e yazdığı, orjinal metinlerinin görsellerini de bu kitapta bulacağınız mektupları okurken gözyaşlarınıza hakim olamayacaksınız.
...
"Mesele sadece Galatasaray’ın, GalatasaraylIların değil, memleketin meselesidir." 1968 yılındaki öngörüsü:
Yüzüncü Yılı Kutlarken... Abdi İPEKÇİ
Galatasaray Lisesi, bilinen deyimi ile «Batıya açılan ilk pencere» olmuştur. İlerici görüşler, yeni hareketler yüzyıl boyunca yurdumuza bu pencereden girmiş ve Galatasaray Lisesi sanattan siyasete, ilimden spora kadar her alanda önderlik edenleri, büyük hizmetlerde bulunanları yetiştiren bir irfan yuvası olmuştur. Ama bugün 100’üncü yıldönümünü kutlayacak olan bu müessesenin şimdiki durumunu mazisi ile karşılaştıranlar huzur ve kıvanç duyamamakta, geleceğe ümitle bakamamaktadırlar. Mesele sadece Galatasaray’ın, GalatasaraylIların değil, memleketin meselesidir. Yukarda belirttiğimiz gibi yüzyıl boyunca bu kültür yuvasından yetişenlerin ülkemize yaptıkları hizmetler, bunun böyle olduğunu göstermeye yeter. Şimdi, Galatasaray Lisesinde okuyacakların, kendilerinden önce okuyanların edinebildikleri nitelik ve özellikleri elde edebilecekleri şüphelidir. Zira son yıllarda Galatasaray Lisesine gösterilen ihmâl ve alman yanlış kararlar sonunda bu müessese, kendisine teslim edilen öğrencileri eskisi gibi yetiştirme yeteneklerinden yoksun bırakılmıştır. Bu ihmâl öylesine korkunç bir hale gelmiştir ki, şimdi Galatasaray Lisesi, modern eğitimin gerektirdiği araç ve gereçleri edinmek şöyle dursun, en basit ihtiyaçlarını dahi eski GalatasaraylIlardan toplamaya çalıştığı bağışlarla sağlamaya uğraşmaktadır. Bu durumun başlıca sorumluluğunu Türk hükümetleri ile birlikte Fransız hükümetleri de taşımaktadır. Türkiye’de Millî Eğitim Bakanlığı son yirmi yıldır Galatasaray Lisesini, zaman zaman kasıtlı olduğu şüphesini uyandıran biçimde ihmâl ederken, Fransa da aslında kendi kültürünü Türkiye’de ona hiçbir masrafa mâl olmadan yayan bu müesseseye ilgi göstermemeye başlamıştır. Sonuç olarak Türk eğitim kurumlarının gözbebeği sayılan Galatasaray Lisesi kendi haline bırakılmış, ve ne kadar acıdır ki, bu müesseseden feyiz alıp şimdi en önemli mevkilerde bulunan eski GalatasaraylIlar da bu durumu değiştirecek bir çaba gösterememişlerdir. Geçen yıl bu noktalara dayanarak yaptığımız uyarmalardan sonra ümit verici bir haber duymuştuk; Türk ve Fransız temsilcilerinden kurulacak bir heyet Ankara’da toplanarak Galatasaray Lisesinin durumunu görüşecek ve İslâhat için gerekli tedbirleri araştıracaktı. Bu teşebbüsten de hiçbir sonuç çıkmadığı şimdi anlaşılmaktadır. Galatasaray’ın yüzüncü yıldönümünde yazılacak bir yazı, onun şerefli tarihine bir övgü olmalıydı. Bu zevki duyamadığımız için üzgünüz. Galatasaray’m ikinci yüzyılının birincisi kadar parlak olamıyacağmdan kuşkulandığımız için bu yaraya parmak basmaktan kendimizi alamadık. Yüzüncü yıl törenlerinin bu hastalığı ortaya koyup tedavi çarelerini bulmaya vesile olmasını dilerken bütün GalatasaraylIları kutlar, onlara feyiz verenleri minnitle anarız. 12 Mayıs 1968 Milliyet